SEN DEVLET DEĞİLSİN, DEVLET SENSİN!

ercanyildirm17haziran

“Birileri” devlet adına konuşup, eyleme geçebilir. “Devlet kararı” çerçevesinde uzun ve kısa zamanlı kararlar alınıp uygulanabilir; hangisi geçerli olursa olsun devlet kendisi adına konuşanlardan da, hiyerarşide üst noktaları işgal edenlerden de, aklına akıl katanlardan da yüksek noktadadır.

ERCAN YILDIRIM

Devlet dediğimiz organizma bir yönüyle insan bir yönüyle canavardır, sığınak olduğu gibi gölgesinden bile kaçılacak duruma gelebilirsiniz. Bizde devlet, ekmek kadar, aile kadar, yuva kadar, evlat kadar sıcak, içten, bizdendir… Ama hışmına uğradığınızda affetmez, canınızı yakar, sadece kafayı koparmaz, ibret taşı yapar bir de orada sergiler!

Devlet, korur, kollar, himaye eder, hasımlarından, hısımlarından hatta senin senden bile korur… Şefkatlidir, merhametlidir, yüreğine bakar, affeder, affetmeyi de sever… Ama affetmeyi adet haline getirmez, eşref vaktine getirirseniz yolunuzu bulabilirsiniz, bir kere tepkisini çektiniz mi, siz değil yedi sülaleniz, sizden olanlar bile fişlenir, gözaltında tutulur, her daim şüpheli olarak damgalı gezer.

Devlet seçtiğini de bırakmaz, hizmetini âlâsıyla yerine getireni âbâd eder, çocuğunu, torununu, torununun torununu bile istihdam eder; devlet bir yanıyla demokrasi, öte tarafıyla saltanattır… Nesiller boyu sürüp giden makamlar ihsan eder!

İşte kritik kavram bu…

Devlet ihsan eder, kimse devletten bir parça kopardığını zannedemez, bir makama hakkıyla, tırnağıyla kazıya kazıya geldiğini düşünen olursa defterini kolayca dürüverir. Çünkü kimse devletten hak iddia edemez, kendi bireysel yetkinliğini devletin ihsanının üzerine çıkaramaz, kendiliğini devletlûnun üstünde tanımlayamaz.

İhsan’ı kabul edenler kamusal meşruiyeti kazanabilir, çaba, eğitim, yetenek, güç, aile, asalet Türk devletinde geçer akçe değildir. Devlet yetenekleri, sınıfları, karizmaları, kariyerleri sıfırlayan, eşitleyen, herkesleştiren mecradır.

“Devlet verir, devlet alır”; “ne uzar ne kısalır”…

Türkiye’de burjuvadan memurlara kadar bireysel, grup, toplumsal mevkilerin tamamı devletin “ihsanı”na bağlıdır. Devlet eliyle burjuva yetiştirilir, devlet eliyle zenginler oluşturulur, devlet eliyle kalkınma, devlet eliyle sivil toplum kuruluşu ihdas edilebilir.

Türkiye’de devletten kaçırılmış hiçbir saha, kişi, örgüt, grup, düşünce bulunmaz!

Devamı Cins Haziran sayımızda…

Posted in Genel